Geçen hafta bildiğimiz üzere koskoca prens kızımızın önünde diz çöküp kendisine elmas bir yüzük uzattı. Fonda çalan şarkı da burada mevcuttur. Tabii bu şarkı Red Riding Hood'un finaline daha çok giderdi ama neyse. Gossip Girl'ü genel olarak başarılı müzik seçimlerinden dolayı eleştirmeyeceğiz. İnternetteki kaynaklardan okuduğuma göre kızlar kraliyet ailesine, bebek yüzlü ama sümsük Louis'e ölüp bitiyorlarmış. Kim ne derse desin gönlüm Chuck Bass'tan yana anacığım. Adam sonunda otel, Bass Industries, entrika, Uncle Jack filan bıraktı, asıl mutluluğun Blair'da yattığını öğrendi. Eh geç öğrenmesinden kaynaklanıyor tüm bu nişan, parti olayları da ama öğrendi nihayetinde
Bu zenci kızla babasını en baştan beri sevmemiştim. Nate zaten yıldızı sönen bi karakter. Zenciyi sevdiğim dedi, bağrına bastı, devamlı karakter kalabalığı, diyalog bulantısı yaratıyorlar dizide. Replikleri çabuk çabuk bitsin de Blair'a dönelim diye saniyeleri sayıyorum zaten 41 dakikacık diziyi izlerken. Boşuna da nefret etmemişim, Raina'nın babası yapacağını yaptı ve patlattı tuzağı dizinin sonunda. Ha biz zaten Chuck'tan yanayız, Louis'yle işler bozulur da sonradan tekrar Chuck'a döner diye umut ettiren cinsten bir tuzak. Fakat, kimsenin koskoca Blair Waldorf'u otel tepelerinde kilitli bırakıp üzmeye hakkı yok.Öyle ki Louis'nin nemrut anası bile etkilendi. Eh, üvey babanın partideki çabalarını da unutmamak lazım. Çok tatlı bi üvey baba bu adam. Zaten Blair'ın ördek beslemesinin de bi gün bi yerde işe yaraması lazımdı artık. Ancak kendisi, yok yüzümü elmas kesti, yok Chuck'a nişanlandığımızı söylemeye gittim, yok amcasına karşı uyardım gibi bahanelerle Louis'e karşı maymun maymun yalan söylüyor. Bak Blair, koskoca Queen B.'sin, moda ikonusun, güzelsin vs. de seviyorsun be kızım sen Chuck'ı. Oyalama şu prensi artık, prensesçilik oynamayı da kes. Serena haklı bu konuda. Nitekim oncağız da yakasını kuzen Charlie'ye kaptırdı gidiyor. Kızın sorunu nedir çözemedik hala. Yok Manhattan'lı olacak, yok Dan'i kafesleyecek, en son masada sevişeceklerken Lonely Boy'dan kendisine Serena demesini istemesi olayı kopardı artık. Sorunun ne kızım senin? Topaç kılıklı. Sen kimsin, Serena kim?
Özetle Eleanor Waldorf ve kocasına iç geçiriyoruz. Kız aradı nişanlandım ana dedi, tak bittiler NYC'de. Hemen apar topar parti yaptılar, cadaloz kraliçeyi etkilediler. Blaircığım zaten doğuştan bi asalet havasına sahip, estiriyor, dağıtıyor ortalığı. Ama o bizim kalbimizde Chuck'ın otelinin kraliçesi. Finali heyecanla bekliyoruz. Charlie'nin maskesi düşecek mi? Raina'nın babası başarılı olacak mı tuzağında? Louis yeter lan bu kadarı deyip memleketine dönecek mi? xoxo :)
.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder